İlginç ve garip haberler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İlginç ve garip haberler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Ekim 2010 Çarşamba

VİTAMİN DEPOSU SEBZE VE MEYVELER


Artık hissetmeye başladığımız kış ayını sağlıklı bir şekilde atlatmak için ,yediklerimize içtiklerimize dikkat etmeli bol bol vitamin almalıyız.Ben şahsen fazla ilaç almaya karşı olduğumdan bu tür vitaminleri taze sebze ve meyvelerden karşılamayı seviyorum.Buyrun bakalım hangi sebze ve meyvede ne tür bir vitamin bulunuyor öğrenelim, genellikle hepimizin bildiği bir konu ama arada atladığımız yerler kalmasın diye bu güzel bilgileri paylaşmak istedim umarım faydalı olur.Sağlıklı ve mutlu kalmanız dileğiyle...


A Vitamini
Vücudun gelişmesi, göz sağlığı, solunum sistemi ve sağlıklı bir cilt icin gereklidir.
Karaciğer, yağsız et, süt, tereyağı, yumurta, yeşil ve sarı sebzelerde bulunur.

B Vitamini
B-1, B-2, B-6 ve B-12 vitaminlerini içine alan gruptur. Iştah, sindirim ve sinir sistemi için gereklidir.
B grubu vitaminler; tahıllar, yağsız et, böbrek, yürek, beyin, karaciğer, yerfıstığı, tavuk, ceviz, yumurta, kepek ekmeği ve yağlı tohumlarda bulunur.

B-1 Vitamini
Buğday, pirinç, mısır, yulaf, darı, çavdar ve bunlarla yapılan besinlerde, kepek ekmeğinde, mantar ve bira mayasında bulunur.

B-2 Vitamini
Süt, peynir, yoğurt ve koyu yeşil yapraklı sebzelerde vardır



B-12 Vitamini
Karaciğer, et ve yumurtada bulunur.

C Vitamini
Vücudun direncini artırır, mikrobik hastalıklardan korur, dokuların ve diş etlerinin sağlığı için lazımdır. En çok sigara içenlere gereklidir.
Portakal, mandalina, greyfurt, limon, havuç, çilek, kavun, taze kırmızı ve yeşil biber, beyaz ve kırmızı lahana, maydanoz, kuşburnu ve yeşil sebzelerde bulunur.

D Vitamini
Kalsiyum ve fosforun emilerek vücuda faydalı bir hale gelmesi, kemiklerin gelişmesi için lazımdır. Balıkyağı, süt ve tereyağında bulunur.

E Vitamini
Büyüme ve üreme için gereklidir. Buğday, pirinç, mısır, darı, çavdar, marul, soya, yerfıstığı, kabak çekirdeği, badem, susam, ceviz, zeytinyağı, ayçiçek yağı, mısırözü yağı, pamukyağı ve yeşil sebzelere bulunur

K Vitamini
Kanın normal sürede pıhtılaşması için gereklidir. Et, karaciğer, domates, kabak, karnıbahar, ıspanak ve diğer yeşil yapraklı sebzelerde vardır
alıntıdır

HAYATIN TADINI ÇIKARMAK...


Bir grup eski öğrenci, emekli hocalarını ziyarete gitmiş. İşlerinden ve sorunlarından söz etmişler. Hoca, iş yaşamında her biri önemli yerlere gelmiş eski öğrencilerine, kahve ikram etmek üzere mutfağa gitmiş. Biraz sonra değişik boy, renk ve kalitede birçok fincanın bulunduğu bir tepsiyle geri dönmüş.

Kimi porselen, kimi seramik, kimi cam, kimi plastik olan fincanları ve kahve termosunu masaya koyup, kahvelerini oradan almalarını söylemiş.

Tüm eski öğrenciler, kahvelerini alıp koltuklarına döndüğünde, hocaları onlara şunu söylemiş:

- Farkına vardınız mı bilmem. Zarif görünümlü, güzel, pahalı fincanların hepsi alındı, masada yalnızca ucuz ve basit görünümlü fincanlar kaldı. Elbette ki kendiniz için en güzelini istemek ve onu almak çok normal ama işte bu demin bahsettiğiniz problemlerinizin ve stresin nedeni. Hepinizin istediği fincan değil, kahve iken, bilinçli olarak her biriniz birbirinizin aldığı fincanları gözleyerek, daha iyi olan fincanları almaya uğraştınız. Yaşam kahveyse; iş, para ve mevki fincandır. Bunlar yalnızca yaşamı tutmaya yarayan araçlardır ama yaşamın kalitesi bunlara göre değişmez. Bazen yalnızca fincana odaklanarak, içindeki kahvenin zevkini çıkarmayı unutabiliyoruz.

Alıntıdır

20 Ekim 2010 Çarşamba

DOĞRU BİLDİĞİMİZ YANLIŞLARRRR....


Balık yanında yoğurt yenmez: Bilinenin aksine balık tazeyse yoğurtla birlikte yenilmesindesakınca yok. Zehirlenmenin sebebi yoğurt değil, balığın içinde bulunan'histamin' proteini. Bu madde yoğurtta da olduğundan, birlikteyenildiğinde vücuttaki 'histamin' miktarı artabiliyor ve alerjikdurumu olan kişilerde kızarıklığa ya da kaşıntıya neden olabiliyor.Balığınızın tazeliğine güveniyorsanız, yoğurtla birlikte tüketmenizinhiçbir sakıncası yok .

Pisa Kulesi yamuk yapılmıştır: İtalyanların bu ünlü çan kulesi aslında dik olarak tasarlanmış.Fakat yapıldığı tarih olan 1173 yılından itibaren temeldeki yumuşakzemin sebebiyle güneye doğru kaymaya başlamış.

Kelebeklerin ömrü bir gündür: Bazı ergin kelebeklerin ömrü 1-2 aya kadar varabilir.Ömürlerinde birkaç mevsim yaşayabilenler, kış uykusuna yatabilir veyadaha sıcak bölgelere göç edebilir.

Çok şeker yiyen şeker hastası olur: Fazla şeker alımı ile diyabetli olmak arasında herhangi bir ilişki yoktur.

Yemek yanında su içilmez: Birçoğumuz yemek yerken su içmenin kilo aldıracağını düşünürüz.Ne kadar susasak da su içmeyi yemekten 1-2 saat sonrasına saklarızveya yemeğe başlamadan içeriz. Kulaktan dolma bu inancın tersine yemeksırasında su içmek kilo aldırmaz, tam tersi iştahı yatıştırmayayardımcı olur. Yalnızca sindirim sorunu olanlar yemek sırasında su içmemeli

ALINTIDIR

25 Mayıs 2010 Salı

YAZ GELDİ ;HERKESİ İLGİLENDİREBİLİR?*


*Arabaya biner binmez klimanin nicin hemen acilmamasi gerektigi teknik bilgilerle aciklanmis
Arabanıza bindikten sonra lütfen camlarınzı açınız ve hemen klimayı açmayınız. Yapılan bir araştırmaya göre, arabanın gösterge paneli,koltuğu , Benzen yayan hava temizleyicileri (araba kokuları), Kansere sebep olan bir zehirdir (kanserojen - arabanız içinde ısınmış plastiklerin solunması olarak not alınmıştır). Kanser sebebine ilave olarak, kemiklerinizi zehirler,kansızlığave lösemiye sebep olur. Kanser riskinin artması ayrıca hamile bayanlarda düşüğe de neden olabilir.*

İç mekanlarda (kapalı ortamda) kabul edilebilir Benzen seviyesi her(0,093m2) sq.ft'de 50mg dır. Pencereleri kapalı park etmiş bir arabanıniçinde 400-800mg Benzen içermektedir. Fakat 60 F ( 15,5 C derece) dereceüzerinde bir sıcaklıkla güneşin altında park ettiyse Benzen seviyesi2000 - 4000mg üzerine çıkar. Bu da kabul edilebilir seviyenin 40 katıdır. Ve arabaiçine giren insanlar bu aşırı miktardaki zehiri çaresiz bir şekilde içineçekerler.*

Arabanın içine girmeden önce camları açmanızı ve içerdeki havanın dışarıyaçıkmasına zaman verilmesi önerilir. Benzen böbrek ve karaciğerinizietkileyen bir zehirdir ve bu zehirli maddenin vücudunuz tarafından dışarıatılması çok zordur

alıntıdır

4 Mayıs 2010 Salı

DUNNING-KRUGER SENDROMU


DUNNING-KRUGER SENDROMU Televizyon izlerken birilerine bakıp da, "bu adam bu sığlıkla nasılburalara kadar gelebilmiş" diye düşündüğünüz oldu mu hiç? Ya daişyerinizde sizinle aynı veya daha üst aşamada bir görevde olanbazıları, sizde büyük bir şaşkınlık uyandırdı mı?.. Onlara bakıp, "bucahillik, kendinibilmezlik nasıl fark edilmez?" diye iç geçirdiniz mi? Justin Kruger ve David Dunning adlı iki ABD'li, bu hissi çok yaşamışolacak ki, iki psikiyatri uzmanı 10 yıl kadar önce bir teori ortayaattı: "Cehalet, gerçek bilginin aksine, bireyin kendine olan güvenini artırır." Ve bunun üzerine bir araştırma başlatıldı. Fizyolojik ve zihinselalanda yapılan çeşitli uygulamaların sonucunda şu bulgulara ulaşıldı: Niteliksiz insanlar, ne ölçüde niteliksiz olduklarını fark edemezler. Niteliksiz insanlar, niteliklerini abartma eğilimindedir. Niteliksiz insanlar, gerçekten nitelikli insanların niteliklerinigörüp anlamaktan da âcizdirler. Eğer nitelikleri, belli bir eğitimle artırılırsa, aynı niteliksizinsanlar, niteliksizliklerinin farkına varmaya başlarlar. Bitmedi... Cornell Üniversitesi'ndeki öğrenciler arasında bir test yapıldı veklasik "nasıl geçti?" sorusuna öğrencilerden yanıtlar istendi... Soruların yüzde 10'una bile yanıt veremeyenlerin "kendilerinegüvenleri" müthişti! Onların, "testin yüzde 60'ına doğru yanıtverdiklerini" düşündükleri; hattâ "iyi günlerinde olmaları halindeyüzde 70 başarıya bile ulaşabileceklerine inandıkları" ortaya çıktı. Soruların yüzde 90'ından fazlasını doğru yanıtlayanlar ise "enalçakgönüllü" deneklerdi; soruların yüzde 70' ine doğru yanıtverdiklerini düşünüyorlardı. Tüm bu sonuçlar biraraya getirildi ve Dunning-Kruger Sendromu'nunmetni yazıldı: "İşinde çok iyi olduğuna" yürekten inanan 'yetersiz' kişi, kendini veyaptıklarını övmekten, her işte öne çıkmaktan ve aslında yapamayacağıişlere talip olmaktan hiçbir rahatsızlık duymaz! Aksine, her şeyinhakkı olduğunu düşünür! Ancak, bu 'cahillik ve haddini bilmeme' karışımı, meslekî açıdanmüthiş bir itici güç oluşturur. 'Eksiler', kariyer açısından 'artıya' dönüşür. Sonuçta, 'kifayetsizmuhterisler' her zaman ve her yerde daha hızlı yükselirler. Bu arada, gerçekten bilgili ve yetenekli insanlar çalışma hayatında'fazla alçakgönüllü' davranarak öne çıkmaz, yüksek görevlerekendiliklerinden talip olmaz, kıymetlerinin bilinmesini beklerler...Tabii beklerken kırılır, kendilerini daha da geriye çekerler...Muhtemelen üstleri tarafından da 'ihtiras eksikliği' ilesuçlanırlar... " Ne olur, fazla mütevâzı olmayın!.. "Siz de çevrenize şöyle bir bakın" diyeceğim ama, eminim bu satırlarıokurken bile aklınızdan bir dolu yüz, bir dolu isim geçti... Bence Dunning ile Kruger'in, bu çalışmalarıyla 2000'de Nobel yerineHarvard Üniversitesi'nin Ig Nobel'ini alma nedeni "cahilolmamaları"ydı. Gönlümün nobelini bu ikiliye vererek, yazımı Bertrand Russel'ın birsözüyle bitiriyorum: "Dünyanın sorunu, akıllılar hep kuşku içindeyken aptalların küstahçakendilerinden emin olmalarıdır."
ALINTIDIR

KRİSTOF KOLOMB EVLİ OLSAYDI?



Kristof KOLOMB evli olsaydı belki de Amerika kıtası hiç birzaman keşf edilmeyecekti. Çünkü o meşhur ve macera dolu seyahatınplanlarını yapmak yerine karısının, ona yönelteceği sorularıncevaplarını vermeye çalışacaktı. Peki Kristof KOLOMB 'un karısı ona nesorabilirdi : 1. Bölüm soruları : Nereye gidiyorsun? Kiminle gidiyorsun? Niçin gidiyorsun? Nasıl gidiyorsun? Keşif için gidiyorum. Neyin keşfine gidiyorsun? Niye bir tek sen gidiyorsun? 2. Bölüm soruları : 3. Sen dönene kadar ben ne yapacağım? Ben de seninle gelebilir miyim? Senin kürekçilerin var mı? Personel listeni bana göstersene! Peki ne zaman dönüyorsun? Doğru söyle niçin gidiyorsun? 3. Bölüm soruları: Sen bu seyahatı bensiz planladın değil mi? Bana cevap versene? Bu seyahattan amacın ne? Yoksa biriyle mi kaçıyorsun? Senden nasıl haber alacağım? Senin orada neler çevirdiğin ne malum? Gemide kadın da var mı demiştin? 4. Bölüm soruları : Ben hala neyin keşfin olduğunu anlayamadım? Senden başka keşif yapacak yok mu ? Sen zaten her zaman böyle yapıyorsun! Sen kendini bana karşı ön plana çıkartıyorsun! Ben anlamıyorum keşf edilececek başka bir şey daha kaldı mı ki? Benim kırık kalbimi niye keşf etmıyorsun? (*** Bu maddeye yıldızveriyorumJ) 5. Bölüm soruları : Onu bunu bilmem ben de seninle geleceğim! Yalnız annemler seyahattan dönene kadar bir ay beklemen lazım! Neden? Çünkü onların da gelmelerini istiyorum! Annemler bugüne kadar hiçbir yeri keşf etmediler! Olmaz! Kapat çeneni, sen bir damat olarak bunu yapmak zorundasın! Sen gemide kadın da var demiştin. Değil mi?

SÜPER SÖZLER...



Karanlığın en koyu olduğu bir Aydınlığa en yakin zamandir. ''Picasso 90'ında nefis eserler veriyordu ... Goethe 'Dr. Faustus'u 80'inden sonra kaleme aldı ... Verdi 'Otello'yu 73 yaşında,' Falstaff'ı 80 yaşında bitirdi ... Sofokles'in 'Kral Oedipus'u 80 yaşın eseridir.Mikelanj 80'li yaşlarında hâlâ yaratıyordu ... İngiliz düşünürü Thomas Hobbes, 90'ını geçtikten sonra bile yazdı ...'' Elbet hepimiz bu isimler gibi olamayız, ama ABD'li ünlü komedyenGeorge Carlin 'in tavsiyelerinden yararlanabiliriz: "1. Zorunlu olmayan sayıları çöpe atın: yaş, kilo, boy. Doktorunuzdüşünsün onları. Bunun için ücret alıyor sizden. 2. Sadece neşeli arkadaşlarınız olsun. Suratsızlar, negatifler sizi aşağı çeker. 3. Öğrenmeyi sürdürün: Bilgisayar, el sanatları, bahçecilik, ne olursa.Beyniniz Atıl kalmasın. Atıl kafa, iblisin tezgâhıdır. İblisin adı da, alzheimer'dır. 4. Küçük şeylerden zevk almaya bakın. 5. Sık sık, uzun uzun, vargücünüzle gülün. Soluksuz kalıncaya kadar gülün. 6. Gözyaşları olacaktır. Katlanın, yas tutun, başka yaşantılara geçin .. 7. Sevdiklerinizle doldurun çevrenizi: aile, kedi, köpek, kuş, balık, yadigârlar, müzik, bitkiler, hobiler,ne olursa. Eviniz sığınağınızdır. Tadını çıkartın. 8. Sağlığınızın kıymetini bilin. İyiyse üstüne titreyin. Bozuksadüzeltin. Siz kendiniz düzeltemiyorsanı z yardım sağlayın. 9. Vicdan azabından uzak durun. Çarşı pazarda gezin, komşu illerde dış ülkelerde dolaşın, ama sakınsuçluluk, pişmanlık duygusuna yönelmeyin. 10 .. Sevdiğiniz insanlara onları sevdiğinizi söyleyin, Her fırsattahissettirin. " ''Ve hiç unutmayın ki yaşam, aldığımız soluklarla değil, soluk kesenanlarla ölçülür'
ALINTIDIR'

16 Mart 2010 Salı

HUZURLU OLABİLMEK İÇİN YARDIMCI UNSURLAR...


Her türlü hastalığın kaynağı huzursuzluktur:
* Tedirgin edici duygular ve endişelerin yarattığı gerilimle yaşayan insan,"Ne olur, bir parça sakin kalabilsem!" dediği halde bunun için ne yapacağınıbilemez. Aslında basit bir kaç adımla sakinleşmek hiç de zor değil. *Nefesinizi dinleyin:* Nefesinizin sesine konsantre olduğunuzda, soluk alıp verdiğinizi gerçektenduyduğunuzda, kendinizi son derece huzurlu hissedeceksiniz. Bunun için derinsoluk alın. Ve bir çiçeği kokladığınızı hayal ederek nefesi içinize çekin.

Vakti gelince endişelenin:
* Endişelerin çoğu gelecekle ilgilidir. Birçoğu asla gerçekleşmeyecekolayların etrafında dönüp durur. Bu nedenle yaşadığınız zamana konsantreolun. Böylece "gelecek", kendi başının çaresine bakacaktır.

*Nane için:
* Eğer daha uyarıcı olan kahve veya siyah çay içmeyi tercih ediyorsanız,sakinleşmeyi unutun, boşa harcanan zaman demektir. Ya da nane çayı gibibitkisel çayları tercih ederek sakinleşmeye yardımcı olun.

Hassas ayakkabılar giyin:
* Herhangi bir refleksolojist size gerçek rahatlamanın ayaklardan başladığınısöyleyecektir. Açıkça görülüyor ki, rahat ayakkabılar giymek, hiç ayakkabıgiymemiş olmak kadar rahatlatıcıdır

Her şeyin içinde en iyiyi arayın:
* İnsanlarda ve olaylarda en iyiyi aramayı alışkanlık haline getirin. Bu basityaklaşımın sizi sakinliğe götürecek iyimserlik ve pozitiflik yarattığınıanlayacaksınız

Tara ve tarat:
* Birinin saçlarını taramak için vakit ayırın. Daha iyisi, kendi saçlarınızıtarayın veya başkasına taratın. Yavaşça, metotlu ve uzunca. (Taramak birkaçsakinleştirici akupresür noktaya temas ederek mesaj etkisi yaratır vetekrarlanması daha çok işe yarar.)
alıntıdır

KİMLİK FOTOKOPİSİNİ KULLANIRKEN DİKKATLİ OLUN...


KİMLİK Fotokopisi KULLANIRKEN UYANIKLARA YEM olmayın!Bildiginiz gibi artık her kurumda işlem yaparken, telefon hattı Alırken, biryerlere abone olurken, kargo alıp-verirken, havale işlemlerinde .. vs. kimlik Fotokopisi istenmekte ..Ya da kendilerini garantiye alıyorlar ve işleri hızlandıyorlar Aslında bu yasal değil, sadece koca formu doldurmak yerine kimliğinizin fotokopisini iliştiriyorlar o belgelere ...Sebep HERNEYSE ... Sonuçta artık Kimlik Fotokopisi ile çok işlem yapılması alışmış bir durum oldu artık ...Peki bu kimlik fotokopiniz ile başkası neler yapabilir diye düsündünüzmü hiç?Birkaç örnek verecek olursak:-Adınıza bir yerlere üye olunabilir.-Adınıza abonelik açılabilir.-Sizi bir şey için kefil edebilirler.-En çok görülen vakalardan biri de şu: ADINIZA BİR SÜRÜ TELEFON HATTI AÇTIRIP, AÇIK HAT OLARAK SATABİLİRLER! ve bu hatları alanlar herhangibir suç işlediklerinde direk hat sahibi yani Kimlik Fotokopisi şapka kullanılarak adına açılan kişi zan altında kalmaktadır. (zatensiz de telefoncularda açık hat satıldıgına Sahit olmussunuzdur)-ve bunun gibi birçok örnek .. Peki kendimizi korumak, kimlik bilgilerimizle istegimiz dışında işlemyapılmasını önlemek çok mu zor? Elbette değilBasit ve etkili bir yöntem var: Mesela 05xx1234567 nolu telefon hattını aldınız.Formu doldururken ve Kimlik fotokopisini verirken, FOTOKOPİDE,KİMLİĞİN ÖN VE ARKA yüzündeki BOŞ alanlaraSADECE 05XX1234567 Hıttin ABONELİK İŞLEMLERİ / AKTİVASYONU İçindiryazıp Paraf atmanız sizi koruyacaktır. Veya: SADECE 01/01/200X NOLU, XXXXMİKTARLI HAVALE İşlemi İçindir .. VB. ŞEKLİNDE NOT TUTMANIZ iyi bir önlem olacaktır ...(çevrenizdekileri uyarmayı unutmayınız)

13 Mart 2010 Cumartesi

NEDEN DÖRDÜNCÜ PARMAK ?





Alyans neden dördüncü parmağa takılır?
Bunun, Çinliler'in anlattığı çok güzel ve inandırıcı bir açıklaması varmış...
Başparmak, anne-babanızı,
İşaret parmağı, kardeşlerinizi,
Orta parmak, sizi,
Dördüncü parmak (yani yüzük parmağı), hayat arkadaşınızı,
Ve serçe parmak, çocuklarınızı temsil eder.
ilk önce avuçlarınızı birbirine bakacak şekilde açın. Orta parmakları bükün ve sırt sırta birleştirin. Daha sonra kalan dört parmağınızı da açıp, uç uca getirin
Şimdi, anne babanızı temsil eden başparmaklarınızı ayırmaya çalışın... Açılacaktır, çünkü anne babanız sizinle birlikte ömür boyu yaşamayacaktır. Er ya da geç onlardan ayrılmak zorundasınız.

Baş parmaklarınızı önceki gibi birleştirip, kardeşlerinizi temsil eden işaret parmaklarınızı ayırın. Onlar da ayrılacaktır, çünkü kardeşleriniz kendi ailelerini kurup, ayrı bir hayat seçer.

İşaret parmaklarınızı birleştirip, çocuklarınızı temsil eden serçe parmaklarınızı ayırın. Onlar da ayrılıcak, çünkü çocuklar da evlenir ve bir gün kendi hayatlarını kurar.

Son olarak serçe parmaklarınızı birleştirip, eşlerinizi temsil eden yüzük parmaklarınızı ayırmaya çalışın. Ayıramadığınızı görünce şaşıracaksınız. Çünkü karı-kocalar hayat boyu bir arada yaşarlar... İyi günde ve kötü günde... Hastalıkta ve sağlıkta... Ölüm onları ayırıncaya kadar

Zeka geliştiren 7 süper egzersiz




Her insan bir deha degildir. Ama zekasi olan her insan onu gelistirip, bileyerek hayatta daha basarili olabilir. Bu yontemler sayesinde beynimizi ve beynimize bilgi alisverisini hizlandirip sonuca daha hizli ulasabilirsiniz...

Beyingucu

Bir deha olmadiginizi bilmek sizi uzuyor mu? Beni uzmuyor ama kiskandirmiyor da degil hani. “ Yahu benim onlardan neyim eksik?” gibi talihsiz cumleler yerine eger sizde “ E ben acaba ne kadar ileri gidebilirim?” gibi cumleler kuruyorsaniz uzlasiyoruz demektir.

Zekanin degil de dehanin Allah vergisi oldugu savindan hareketle beynimizi acaba nasil daha da guclendirebiliriz diye dusundum ve sizin icin beyninizi biraz daha aktif olarak kullanabileceginiz birkac metod buldum. Bu yontemler sayesinde beynimizi ve beynimize bilgi alisverisini hizlandirip sonuca daha hizli ulasabilmek temel amac. Bunlardan en populer olanlari ise Dr. J. Steven Poceta’nin acikladigi yontemler. Su an hemen hemen her yerde bahsedilen bu uygulamalar sayesinde bircok farkli yolla zihnimizi guclendirebiliyoruz. Hadi takilin pesime, ben uygulamaya basladim bile.. bir kii bir kii..

1- Perifer Vizyonunuzu Gelistirin: Gozlerinizi hareket ettirmeden cevredeki nesneleri gorebilmeye “perifer vizyon” denir. Bir parkta, banka ya da bir kafeye oturun. Dik durun ve dumduz karsiya bakin. Gozlerinizi hareket ettirmeden cevredeki nesnelere konsantre olmaya, onlari gormeye calisin. Uygulama sonunda gorebildiginiz her seyin listesini yapin. Ayni uygulamayi bir sure sonra tekrar deneyin ve gorebildiginiz yeni nesneler varsa bunlari da listeye ekleyin.

Sebep: Bilimsel arastirmalara gore konsantrasyon ve odaklanma icin cok onemli olan ve neurotransmitter acetylcholine denilen madde hafiza kaybinda azaliyor, Alzheimer'de ise neredeyse tamamen yok oluyor. Bu gorsel hafiza aktivitesi, beyindeki sozkonusu maddenin kontrollu salinimini hizlandirir.

2- Uykunuzu Iyi Alin: Gece uykunuzu iyi alin. Uyuma guclugu cekiyorsaniz yatak odanizin sessiz ve karanlik olmasina ozen gosterin. Iyi uyumak icin rahatlama tekniklerini ogrenin, gec vakitte kafein almayin. Bilimsel arastirmalara gore uyku sirasinda ogrenme ve hafizaya alma faaliyeti hizlanir. Calismalarda, yeterli sure uyuyamayan kisilerin gun icinde yeni bilgileri ogrenmede zorluk cektigi gozlenmistir. Ayrica, yeni bir seyler ogrendikten sonra alinan uyku da bilgilerin uzun sureli hafizaya aktarilmasini hizlandiriyormus ona gore.

3- Egzersiz Yapin: Bisiklet kullanin, yuzun, yuruyus yapin… Boyle fiziksel aktiviteler beyin sagligi icin onemlidir. Firsat buldukca bedeninizi egitecek faaliyetlerde bulunun.
Sebep: Son arastirmalara gore, egzersizin beyinde hafiza ve bilgi depolamadan sorumlu merkez olan hipokampus uzerinde pozitif etkileri vardir. Ayrica, duzenli egzersizin de Alzheimer baslangicini geciktirdigi belirtiliyor.

4- Arnavut Kaldiriminda Yuruyus Yapin: Uygulama: Hala kaldiysa, Arnavut kaldiriminda yuruyus yapin. Olmazsa benzer tasli ve engebeli yollarda yuruyun. Duz olmayan engebeli yuzeylerde yurumek, ic kulakta bulunan ve dengeden sorumlu vestibul sistemi gelistiriyor.

5- Plastik Topla Egzersiz Yapin: Topu havaya atip yakalayin. Eger bunda iyiyseniz, ufak oyunlar da yapabilirsiniz.
Duyulara hitap eden bu tur aktiviteler beynin gorsel, dokunsal, el-goz koordinasyonu merkezlerini guclendirir.

6- Bir Muzik Aleti Calin: El-goz koordinasyonunu gelistirmek icin bir muzik aleti calin.
Muzik aleti calmak, duymak-dinlemek, hassas el hareketlerinin kontrolu ve yazili notalari (gorsel) muzige (hareket ve ses) cevirmek gibi farkli beyin fonksiyonlari arasinda baglanti kurulmasina yardimci olur.

7- Diger Elinizi Kullanin: Eger sag elinizi kullaniyorsaniz sol elinizi, sol elinizi kullaniyorsaniz sag elinizi kullanmak uzere aktiviteler yapin. Mesela disinizi diger elinizle fircalayin, bu konuda oldukca iyi olana kadar devam edin. Daha sonra diger elinizle yeme egzersizi yapabilirsiniz. Bu alistirma size daha once yaptiginiz bir aktiviteyi yeni ve daha cok caba isteyen bir ogrenme korteksinde basarmanizi saglayacaktir. Bu, diger beyin lobunuzun daha da aktiflesmesini saglar. Siz yeni maharetler edinince milyonlarca noron arasinda yeni baglar kurulur.

20 Şubat 2010 Cumartesi

19 Ocak 2010 Salı

ARABA MARKALARI NEYİN KISALTILMASI.....


AUDI : Another Ugly Deutsche Invention (Bir diger çirkin Alman Icadi)

BMW : Brings Me Women(Bana Hatunlari Getirir)

FIAT : Failure in Italian Automotive Technology (Italyan Otomotiv Teknolojisinin Hatası)

FORD : Fast Only Rolling Downhill(sadece yokus asagi hizlanir)

SAAB : Shape Appears Ass-Backwards( Popo Görünümlü)

HYUNDAI : Hope You Understand Nothing's Driveable And Inexpensive... Umariz hiçbirseyin sürülebilir ve pahali olmadigini anlamissinizdir)

VOLVO : Very Old Looking Vehicular Object (Çok eski görünüslü araç)

PORSCHE : Proof Of Rich Spoiled Children Having Everything (Zengin züppe bebelerinin herseye sahip oldugunun kaniti)

HONDA : Had One, Never Did Again (Bi tane var, bir daha asla)

JEEP : Just Eats Every Penny (Son kuruşuna kadar tüketir)

JAGUAR : Just A Guess U Are Rich (Sadece zengin oldugunu tahmin ediyorum)

KIA : Keep It Away (Benden uzak tut)

MERCEDES - BENZ : My Expensive Race Car Emits Dense Exhaust Smoke - But Efficiency Near Zero (Pahalı arabam feci egsoz gazı cıkarır - Ama performansı nerdeyse sıfır)

TOYOTA : To Operate Your Own Terrific Automobile (Kendi korkunç otomobilini yonetmek)

VOLKSWAGEN : Very Old Lowered Kinky Sedan With A Great Engine Noise (Muhtesem motor sesli acayip ufaltılmış sedan!)

SUBARU : Tersten U R a BUS (sen bir otobussun )

ALINTIDIR

16 Aralık 2009 Çarşamba

SİRKENİN MARİFETLERİ...


Sirke başlı başına bir mucize.. Hem ilaç hem de mükemmel bir temizlik aracı. Peki sirke nerelerde ve nasıl kullanılır?

Bilgisayar ve çevre birimleri temizler: Bilgisayarınız, yazıcınız, faks makineniz ve diğer ev ofis araçlarını tozdan uzak tutarsanız daha iyi çalışacaktır. Temizliğe başlamadan önce tüm ekipmanların kapalı olduğundan emin olun. Bir kaba eşit miktarlarda su ve sirke koyun. Temiz bir bezi bu karışımın içinde nemlendirin, asla sprey şişesi kullanmayın. Silmeye başlayın. Klavyenizin tuşları gibi dar yerleri silmek için ise elinizde birkaç pamuk tomarı bulundurun.
Bilgisayarınızı n faresini temizler: Eski model toplu farenizi temizlemek için yarı yarıya sirke-su karışımı kullanın. Öncelikle, topu farenin altından çıkarın. Karışıma batırarak nemlendirdiğiniz bezi sıktıktan sonra topu temizleyin ve fare üzerindeki parmak izlerini ve kirleri çıkarmak için farenin kendisini de silin. Topun yuvasını temizlemek için bir parça nemlendirilmiş pamuk kullanın, topu yerine takmadan önce birkaç saat kurumasını bekleyin.

Duman kokusunu giderir: Eğer eti pişirirken yaktıysanız ya da evinizde ard arda sigara içiliyorsa, kokunun en yoğun olduğu dörtte üçünü sirke ya da elma sirkesiyle doldurduğunu bir kase koyarak duman kokusunu giderebilirsiniz. Koku evinizin tümüne dağıldıysa farklı odalarda birkaç kase kullanabilirsiniz. Koku bir günden daha kısa sürede çıkacaktır.

Küf lekesini nasıl yok eder? Paslanmaz çeliği nasıl temizler?
Küf lekesini yok eder: Küf lekelerini çıkarmak için sirkeye başvurun. Sirkeyi ilave havalandırma olmaksızın güvenle kullanabilir ve her yüzeye uygulayabilirsiniz. Sirkeyi banyonun demirbaş eşyalarında, fayanslarda, mobilyalarda, boyalı yüzeylerde, plastik perdelerde ve buna benzer birçok yüzeyde kullanabilirsiniz. Hafif lekeler için, sirkeyi eşit miktarda suyla seyreltin.

Krom ve paslanmaz çeliği temizler: Evinizdeki krom ve paslanmaz çeliği temizlemek için, sprey şişesine koyduğunuz seyreltilmiş sirkeyle ve yumuşak bir bezle parlatabilirsiniz.
Gümüşlerinizi parlatır: Gümüş bilezik, yüzük ve diğer takılarınızın yanında evdeki gümüş eşyalarınızın yeni gibi parlaması için yarım bardak sirke ve 2 yemek kaşığı karbonat karıştırdığınız suyun içinde 2-3 saat bekletin. Sonra soğuk suyun altında durulayın ve yumuşak bir bezle kurutun.

Tükenmez kalem lekesini nasıl çıkarır? Makas nasıl parlatılır?
Tükenmez kalem lekelerini siler: Tükenmez kalem lekesi olan yere kumaş ya da sünger kullanarak biraz sirke bastırın. Leke çıkana kadar bu işlemi tekrarlayın.
Yapıştırıcıları, fiyat etiketlerini çıkarır: Çocuğunuzun mobilyanıza ya da duvarınıza yapıştırdığı etiketileri çıkarmak için, kenarlarına ve köşelerine biraz sirkeyi emdirin ve dikkatlice kredi kartı ya da plastik telefon kartıyla kazıyın. Cam, plastik gibi yüzeylerdeki fiyat etiketlerini çıkarmak için üzerine biraz daha fazla sirke dökün, birkaç dakika bekleyin ve temiz bir kumaşla çıkarın.

Makasınızı parlatır: Makasınız kirlendiğinde ve yapışkan olduğunda yıkamak için su kullanmayın. Bunun yerine makasınızın keskin kısmını sirkeye batırılmış bir bezle temizleyin ve sonra kurutun.

Kokan tuvaletinizi tazeler: Öncelikle banyonuzdaki eşyaları dışarı çıkarın, sonra duvarları, tavanı ve zemini, 4 litre suya karıştıracağınız 1 fincan sirke ve 1 fincan amonyak ve ¼ fincan karbonat ile yıkayın. Tuvaletin kapısını açık bırakın ve eşyalarınızı içeriye yerleştirmeden önce içerinin kurumasına izin verin.

Halıyı eski hale nasıl getirir?
Halılarınızı eski haline getirir: Eğer halılarınız eskimiş ve kirli görünüyorsa, eskisi gibi parlak ve canlı görünmeleri için 4 litre suyun için 1 fincan sirke kattığınız suya çalı süpürgeyi daldırın ve bununla halınızı süpürün. Halınızın ucundaki rengi atmış iplikler de ışıldayacak ve bu solüsyonu durulamanıza gerek yok.
Halıdaki lekeleri çıkarır: Halınızdaki lekeleri sirkeyle çıkarmak için,
Hafif lekeler için yarım fincan sirke içinde 2 çorba kaşığı tuzu eritin, bu suyla lekeli yeri ovalayın, kurumasını bekleyip, elektrik süpürgesiyle süpürün.
Daha büyük ve koyu lekeler için, karışıma 2 çorba kaşığı boraks ekleyin ve aynı şekilde temizleyin.
Daha inatçı ve halının içine işlemiş kir ve lekeler için, 1 yemek kaşığı sirke ile bir yemek kaşığı mısır nişastasından macun yapın ve kuru biz bez kullanarak lekenin içine iyice ovalayarak yedirin ve 2 gün bu şekilde bekleyin, sonra süpürün.
Leke çıkarıcı sprey hazırlamak için, şişeyi 5 ölçü su ve 1 ölçü sirkeyle doldurun. İkinci bir şişeyi de 1 ölçü köpüksüz amonyak ve 5 ölçü suyla doldurun. Lekeye bu karışımı yedirin. Birkaç dakika bekleyin sonra temiz, kuru bir bezle kurutun. Leke çıkana kadar bunu tekrar edin.
ALINTIDIR

15 Aralık 2009 Salı

Japonya ve Pakistan'ın Hızlı Tren Resimleri :)‏





e-yolla.com dan gelen hızlı tren resimlerine bakınız:)Söze hiç gerek yok sanırım..

9 Aralık 2009 Çarşamba

ŞAKA GİBİ YAPILAR :))




Okuyalim Bilgilenelim... Domuz gribine neşter vurma zamanı geldi! (Aziz Ustel - Star Gazete)‏




Dunyanin en unlu tip fakultelerinden ve uzmanlarindan gelen bilgileri derlediginiz zaman, H1N1 ya da Domuz gribiyle ilgili cok carpici gerceklerle karsilasiyorsunuz. Once domuz gribinden dunyada kac kisi olmus bu gune degin bi goz atalim:
Tam tamina 160 ulkede 1154 kisi.

Avrupa'da 16 bin 556 kisi domuz gribine yakalanmis, ama 34 kisi olmus.(Artik domuz gribiyle ilgili istatistikler tutulmadigindan, bu sayi artmis olabilir. Ama 2009 yili ortalarinda sayi boyleydi.)

Yasaminiz suresince:

1. Saldiridan olme ihtimaliniz: 331/1
2. Duserek olme ihtimaliniz: 250/1
3. Silahla vurularak olme ihtimaliniz : 325/1
4. Zehirlenerek olme ihtimaliniz: 1400/1
5. Araba kazasinda olme ihtimaliniz: 5000/1
6. Bogaziniza bi sey takilarak olme: 5000/1
7. Suda bogularak olme ihtimali: 9000/1
8. Simsek carpmasi sonucu olme: 71.000 /1
9. Kopek tarafindan oldurulme: 137.000/1
10. Kuvette olme ihtimaliniz: 807.000/1
11. Sele kapilip olme ihtimali: 713.000/1
12. Yataktan dusup olme ihtimaliniz: 2 milyonda bir.

Domuz Gribinden olme ihtimalinizse: 8 milyonda bir. (Dunyada bin 1154 kisinin oldugunu temel alirsak)

Yani kuvette bogularak olme ihtimaliniz daha fazla!


Kaynak : Star Gazetesi - Aziz Ustel

20 Kasım 2009 Cuma

UYARI !!! Yeni depoloma cihazı hakkında.

Yeni çıkan depolama cihazı ,klavye kablonuz ile bilgisayar klavye girişi arasına takılıyor ve bilgisayarınızın klavyesin de yazdığınız tüm tuşları kayıt altına alıyor.Çoğunlukla internet kafeler de , sergiler de , otel ve havaalanların da kullanılabiliyor.Özellik ile bu tür yerlerde internet kullanımın da bankacılık işlemleri ya da diğer önemli sitelere girerken dikkatli olunuz.Aksi durum da depolama cihazı yazmış olduğunuz tüm bilgileri kayıt edip ,saklayabiliyor.Kamusal alan da internet kullanmadan önce bu şekilde bir cihazın takılı olup olmadığını kontrol ediniz.

Domuz Gribine karsı, Maske Dizaynı:))

Domuz giribi nedeniyle maske satışlarındada patlama oldu ve bu yeni tasarımlar ortaya çıktı işte bazı örnekler sizlere :)










12 Kasım 2009 Perşembe

THEGODISNOWHERE



Büyük gazetelerimizin birinde yönetici semineri veren uzman,
Türklerin dünyada en kötümser milletlerden biri olduğunu iddia etmiş.
Peşinden küçük bir test yapmış.
Bitişik sözcüklerden oluşan aşağıdaki cümleyi
birkaç saniyeliğine gösterip yöneticilerden okumalarını istemiş:

"THEGODISNOWHERE"


Katılımcıların hepsi bu cümleyi:
"THE GOD IS NO WHERE" diye okumuş.
Yani "Tanrı hiçbir yerde değildir" seklinde.
Uzman acı acı gülümsemiş...
"Tam beklediğim gibi" diye mırıldanmış.
Bati ülkelerindeki seminerlerde katılımcılar bu cümleyi söyle okurlarmış:

"THE GOD IS NOW HERE"
Yani: "Tanrı şimdi burada"...
SİZ NASIL OKUMUŞTUNUZ...?
ALINTIDIR

SON DAKİKA HABERLERİ VE GÜNDEMİ BURADAN TAKİP EDİN

netkitap.com