22 Ağustos 2009 Cumartesi

İLAHİ ADALET...



Adamın birisi Hz. Musa'ya (a.s) gelerek:
- Ya Musa, ne olur dua et de hayvanların dilinden
anlayayım.

Bundan kendime dersler çıkarır, iyi insan olurum, dedi.
Hz. Musa (a.s):
- Git işine bak, bu halin senin için daha hayırlıdır,

kaldıramayacağın bir
yükün altına girmeye çalışma, diye cevap verdi. Fakat
adam

dinlemedi ve
ısrar etti.
- Ya Musa, ne olur hiç değilse kapımdaki köpekle horozun dilinden

anlayayım diyordu.
Sonunda Hz. Musa dua etti ve adam sevinerek evine gitti.
Ertesi


sabah, hizmetçisi sofrayı kurarken bir parça ekmek fırlayıp
düştü. Horoz
koşup hemen kaptı. Köpek:
- Be horoz, yaptığın doğru mu? Sen buğday da, arpa da

yiyebilirsin. Bense ekmekten başka bir şey yiyemiyorum. Ne için
benim
rızkımı
kapıyorsun"diyerek horoza kızdı. Horoz:
- Haklısın ama tasalanma, yarın bizim efendinin eşeği ölecek, sen

de böylece bir güzel karnını doyurursun, dedi.
Adam bunu duyunca hemen eşeğini sattı. Ertesi gün, ne
konuşacaklar


diye köpekle horozu dinlemeye koyuldu. Köpek horoza sitem ediyor:
- Hani eşek ölecekti, ben de karnımı doyuracaktım.
Horoz:

- Eşek öldü ama başka yerde öldü. Fakat hiç merak etme yarın at


ölecek, o zamanbüyü daha k bir ziyafete konacaksın, dedi.
Adam hemen atını da sattı. Hayvanların dilini
anlayabilmenin onun
için çok
karlı olduğunu düşünüyordu. Ertesi gün köpekle horozu
dinlemeye


gitti.
Köpek horoza sitem ediyor, yalan söylemeye başladığından


şüpheleniyordu. Horoz:
- Ben yalan söylemedim. At ölecekti, sahibimiz sattı.
Fakat sen


merak etme
yarın sahibimizin en çok değer verdiği kölesi ölecek, o
zaman onun
hayrına yemekler verilecek, hepimiz doyacağız dedi.
Bunu duyan adam kölesini de sattı. Ertesi gün yine aynı


konuşmalara kulak kabartmak için gitti. Bu sefer köpek çok
kızgındı.
Günlerdir yalanlarla avutulduğunu söylüyordu. Horoz:
- Ben yalancı değilim ve yalan söylemem, diye itiraz
etti. Köle de


öldü, ama başka yerde... Çünkü sahibimiz onu da sattı. Fakat hiç
iyi
etmedi. Zira ilkin kaza eşeğe gelecekti, böylece sahibimiz kaza
ve beladan
kurtulacaktı. Onu sattı, ata geldi. Atı sattı, köleye geldi.
Köleyi de
sattı, şimdi bela kendisine gelecek. Sıra onda, yarın sahibimiz
ölecek,
böylece doyacağız dedi. Bunu duyan adam akılsız başını dövmeye
başladı ama
iş işten geçmişti.
İnsanlar başlarına gelen istemedikleri bir şeyi hayra yormalı,

onun daha büyük bir belayı def ettiğini, belalara kalkan olduğunu
düşünmelidirler. Evet, perdenin arkasında neler olduğu ve
hadiselerin
hikmeti her zaman bilinmeyebilir. İnsan sık sık sadaka vererek
belaları
def etmelidir. Her şeyin sadakası vardır. Servetin, ilmin, iyi
niyetin,
sıhhatin, kuvvetin, zamanın...

SON DAKİKA HABERLERİ VE GÜNDEMİ BURADAN TAKİP EDİN