23 Ekim 2009 Cuma

İşlevsel Bir İlişkide Yapılacak ve Yapılmayacak İlk 20 Şey






1. Kendinizi nasıl değerlendirdiğiniz önemlidir. Beğeni, beğeniyi çeker. Bunu bir düşünün. Kim olduğunuzdan memnun musunuz?

2. Bir ilişkiden ne beklediğiniz önemlidir. Bunu talep etmeye istekli olduğunuzda, onu yaratabilirsiniz. Ama, yalnızca bunun ne olduğunu açıkça belirledikten sonra talepte bulunun. O zamana kadar, size ait olması gerektiğini düşündüğünüz şeyleri isteyerek ortalıkta gezinmeyin.

3. Yalnızca odaklandığımız şeyi elde ederiz. Sorun ya da çözüm. Verdiğimiz her kararla, bunlar arasında bir seçim yaparız.

4. Ne istediğiniz hakkında kendinize doğruyu söyleyin. Ne yapmanız gerektiği hakkında başkalarının (aile, arkadaş, eş) söylediklerini değil.

5. Herkese ne istediğiniz hakkında kendi gerçeğinizi söyleyin. Vizyon ve hayallerinizi paylaşmaktan korkmayın.

6. Siz seçmediğiniz sürece ilişkileriniz sizi tanımlayamaz. Ruhunuzu birine açtığınız zaman sizin hakkınızda ne diyeceğini düşünün.

7. Birbirine bağlı (bağımsız ve farklı işlevleri olan iki insan) ilişkiler, uzun vadede işe yarayan yegane ilişkilerdir.

8. Doğruluk, ilişkilerimizde güven yaratmak için gerekli ilk şeydir. Saygı güvenle, sevgi de saygıyla kazanılır. Doğruyu söyleme riskine girdiğimizde kazandığımız ödül ise samimiyettir. Bir işlevsel ilişkideki hiyerarşiye bakalım:
Samimiyet
Sevgi
Saygı
Güven
Doğruluk

Bir ilişki, baştan doğruluk temeline dayanmıyorsa, güven oluşamaz. Güven geliştirilmezse, saygı asla söz konusu olamaz. Bir başkasına belli düzeyde saygı duyulmuyorsa, bir işlevsel sevgi ilişkisi doğamaz ve eşleri besleyemez. Samimiyet, tüm benliğimizi bir başkasıyla bu sırada paylaşmaya istekli olduğumuz zaman ortaya çıkar. Bu, dengeli, sevgi dolu ve işlevsel bir ilişkiye girmeyi öğrendiğimiz zaman kazandığımız ödüldür.

9. Samimiyetten korkmak, doğru olandan korkmak demektir. Kendi doğrunuz, sizin için başka birininkinden daha yararlıdır. Yalnızca ne olduğunu öğrenmeye çalışın ki onu sahiplenebilesiniz.

10. İlişkiniz daha iyiye gitmiyorsa, muhtemelen daha kötüye gidiyordur. Yaşam dinamiktir ve hiçbir şey aynı kalmaz.

11. Her ilişki tektir. Ayakta kalmak için ne gerekiyorsa yapar. İlişkinizin yürümesini istiyorsanız, onun için emek harcamalısınız. Kestirme yol yoktur. Yüzde 50-50 anlaşmaları da yoktur.

12. Eşinizi yola getirmek size düşmeyeceği gibi, sizi yola getirmek de ona düşmez. İlişkiyi ve eşinizin sözlerini olduğu gibi kabullenin; bunlarda duymak istediklerinizi aramaktan vazgeçin. Gerçek olanla çalışabiliriz. Gerçek olmayan bir şeyle çalışmak imkansızdır.

13. Koşulsuz sevgi, içten gelir. Şu ana kadar ona sahip olamadıysanız, nedenini tahmin edin… İşe kendi içinizden başlayın. Kendinizi sevebildiğiniz zaman, başkasını da sevmeye hazır olursunuz. Başkasını sevebiliyorsanız, sevildiğinizi de anlarsınız.

14. Her ikiniz de işlevsel bir ilişki yaratma taahhüdünde bulunmuşsanız, bugünden işe başlayın; geçmiş hakkında yargıda bulunmadan. Çözüm bulmaya istekli olun ve sonucu kontrol etme dürtünüzü yavaş yavaş yok edin. Neşe, yalnızca şimdiki zamanda yaşanabilir.

15. Bu ilişkide ne olabileceğine dair korkularımızın çoğu, geçmiş ilişkilerimizde yaşadığımız korkuların hemen hemen aynıdır ve bu insanla hiçbir alakası yoktur. Yalnızca gerçekle ilgilenin!

16. Bir tartışma esnasında kendinize şunu sorun: Bu gerçekten “öyleyse ne” sınavını geçiyor mu? Sizin haklı çıkmanız için diğer kişinin haksız olması mı gerekiyor? Bunu düşünün. Yaşam kısa. Onu anlamsız ya da amaçsız tartışmalarla boşa harcamayın. Gerekiyorsa, hemfikir olmamayı her zaman kabullenebilirsiniz. Sonra buna gülüp geçersiniz. Tartışmalarınızı, anormal, olgunlaşmamış ve yok edilmesi gereken alışkanlıklarımızdan biri gibi değerlendirin.

17. Sonunda üzgün olduğumuzu söylemeyi öğrendiğimizde (3 ya da 93 yaşında), nihayet her şeyin yolunda olduğunu duyarız. Hata insana mahsustur ve kendimiz dahil herkese karşı affedici olmak önemli bir meziyettir. Çocuklarımıza bunu öğretmenin en iyi yolu, bizzat bunu uygularken bizi izlemelerini sağlamaktır.

18. Herhangi bir olumsuz, kırıcı ya da iğneleyici söz hakaret sayılır. Her sözcük, keskin bir bıçak gibi, sevgi dolu bir ilişkiden asla yeri doldurulamayacak büyük bir parçayı koparıp alabilir. Lütfen, kendi gerçeğinizi söylemek üzere ağzınızı açmadan önce, sözlerinizin kaynağını ve sonucunu düşünün.

19. Hiçbir günü, ilişkinizin ve eşinizin sizin için ne kadar önemli olduğunu söylemeden ve göstermeden geçirmeyin. Hiçbir anı doğal karşılamayın. Ne kadar alçakgönüllü ve mütevazı olsa da şansınızdan duyduğunuz minnettarlığı dile getirin. Takdir ve minnettarlık, sihirli bir güce sahiptir. Görünen o ki bunları ne kadar çok söylersek, teşekkür ederim demek için o kadar çok nedenimiz olur.

20. İşlevsel bir ilişkiye sahip olmak için, onu her gün kendi gerçeğinizi söyleyerek kaybetme riskini göze almaya istekli olmanız gerekir. Kendi gerçeğinizi söyleme özgürlüğünü hissetmiyorsanız, sebat etmenizin neden bu kadar önemli olduğunu ve izzetinefsinizin yanı sıra ne kaybedebileceğinizi kendinize sormaya başlayın. Yeni başlayanlar, eşinizden kendi gerçeklerini anlatmasını isteyebilir ve anlatılanları, hiçbir yargıda bulunmadan, olduğu gibi kabul edebilirsiniz. Böylece, ikiniz de gerçeklere dayalı bir ilişki isteyip istemediğinizi anlarsınız.

Yazar: Eve Bernshaw

1 yorum:

mutfakcini dedi ki...

Çıktısını buzdolabıma iliştiricem :) Çok beğendim.teşekkürler canım.

SON DAKİKA HABERLERİ VE GÜNDEMİ BURADAN TAKİP EDİN