2 Nisan 2009 Perşembe

Dünya Otizm Farkındalık Günü




Birleşmiş Milletlerin 1 Kasım 2007 tarihli Genel Kurul toplantısında alınan bir kararla, 2008 yılında başlamak üzere, tüm dünyada otizm konusunda farkındalık yaratmak ve sorunlara çözüm bulmak amacıyla, her yıl 2 Nisan tarihi Dünya Otizm Günü ( 2 April World Autism Awareness Day) olarak kabul edildi. 2 Nisan günü başlayan Otizm Ayı çerçevesinde araştırmaların teşvik edilmesi, farkındalık yaratılması için kamuoyu bilgilendirme ve erken teşhise olanak sağlanması amacıyla aktivitelerin dünya genelinde gerçekleştirilmesine karar verilmiştir.
Otizm, bireyin iletişim, başka insanlarla iletişim ve çevreye uygun tepkisini engelleyen bir beyin bozukluğudur. Bazı otizmli bireyler nispeten yüksek işlevlidir, konuşma ve zekaları sağlamdır. Diğerleri mental retarde, sessiz ve ciddi dil gelişim gecikmeleri gösterirler. Bir kısmının tekrarlayıcı ve basmakalıp düşünce tarzları vardır.
Otizmli bireylerin hepsi tamamen aynı belirti ve eksiklikler göstermemesine karşın, yordanabilecek tarzda davranışı etkileyen sosyal, iletişim, motor ve duyusal problemler sergilerler.
Otizmli Olan ve Olmayan Bebeklerin Davranışlarındaki Farklılıklar
Otizmli Bebekler
Normal Bebekler
İletişim
Göz temasından kaçınırlar
İşitmiyormuş gibi gözükürler
Dil gelişimi başlar, aniden konuşma duraklar
Annenin yüzünü araştırılar
Seslerle kolayca uyarılabilirler.
Kelime sayısı gittikçe artar ve gramere uygun kullanma başlar
Sosyal İlişkiler
Başkalarının farkında değillermiş gibi davranırlar
Kışkırtılmaksızın başkalarına karşı fiziksel saldırır
Kabuğunda yaşıyordur, girmek zordur
Annesi odadan ayrıldığında ağlar, yabancıların yanında kaygı duyarlar
Acıktığında ya da hayal kırıklığı durumlarında keyifsiz olur
Aşina yüzleri tanır ve gülümser
Çevrenin Araştırılması
· Tek bir şey veya etkinlik üzerinde takılıp kalırlar
· Sallanma veya el çırpma gibi tuhaf eylemler yaparlar
· Oyuncakları koklar veya yalarlar
· Yanık ve sıyrıklarda duyarsız olabilir, elini gözüne sokma gibi kendini yaralayıcı davranışları olabilir
Bir ilgi çekici nesne veya etkinlikten diğerine geçiş yaparla
Nesnelere ulaşmak için vücudunu amaçlı kullanırlar
Oyuncakları inceler ve oyun oynarlar
Doyum ararlar, acıdan kaçınırlar.
Nedenin kesin olarak bilinememesi tedavi yaklaşımlarını sınırlamaktadır. Şurası unutulmamalıdır ki otizm tedavisinin ilk ve en önemli aşaması ailenin hastalık hakkında bilgi sahibi olmasıdır. Çünkü tedavi içinde aile aktif olarak rol almalıdır. Bunun için tedavi ekibi ile işbirliği yapmak zorundadırlar. Gerginliğini üzerinden atamamış, sabırsız ve beklentisi yüksek olan ailelerin tedaviyi sürdürebilmeleri imkansızdır. Hastalığa özgü bir ilaç henüz yoktur. Ancak kendine ya da etrafına zarar veren, huzursuz, uykusuz, aşırı hareketli çocuklara bazı ilaçlar kullanılmaktadır. Şu anda asıl olarak üzerinde durulan çocukları otistik halden çıkarmaya yönelik davranış ve eğitim programlarıdır. Burada amaç çocuğun sosyalleşmesini ve ilİşki kurabilmesini sağlamaktır. Çocuğun zeka düzeyine göre konuşma ve okuma yazma eğitimi verilebilir. Bu çabaların asıl amacı çocuğun dış dünyaya uyumunu sağlamaktır. Bu programların yetkili ve ehliyetli insanların katkısıyla sürdürülmesi gerekir. Kısa vadede sonuç beklemek doğru olmaz. Tedaviden alınacak sonuç çocuğun zeka düzeyi ile yakından ilgilidir. Zeka düzeyi düşük , konuşması geri çocukların tedaviden yararlanma oranları oldukça düşüktür. Otistik çocukların ancak % 10 u ileriki yaşamlarında başkalarına muhtaç olmadan yaşamlarını sürdürebilirken büyük kısmı yardımsız ve bağımsız yaşayama
z.
www.donusumkonagi.net/makale. ALINTIDIR

1 yorum:

NoEngel dedi ki...

Bu konuyu gündeme getirerek Otizm konusuna dikkat çekerek bizleri bilgilendirdiğin için teşekkürler.

SON DAKİKA HABERLERİ VE GÜNDEMİ BURADAN TAKİP EDİN