29 Eylül 2009 Salı

SEVGİNİN AY IŞIĞI





Çok çok eskiden yeşil bir vadinin içinde bir ırmak kıyısında kurulu bir köy varmış
dünyada, taa dünyanın öbür ucunda. Çok eski dedik ya, o zamanlar gündüzleri pek güneşli geçermiş, yağmur yağmadıkça; geceleri hep yıldızlı olurmuş, bulutlar olmadıkça. Köysakinleri tarımla uğrşırlarmış, hayvanlar avlarlarmış uçsuz bucaksız arazilerinden, sularını kaynağı çok uzakta olan, köylerinin içinden geçen, ırmaktan alırlarmıs. Köyde herkes birbirini sever, sayarmıs. Köyde bir tek kişinin kalbinde öyle büyük bir sevgi varmıs ki bütün köyünkine bedelmis; Dolunun Intera'ya olan askıymıs bu. Kız Dolun'u bilirmiş de tanımazmıs yakından. Dolun dayanamamıs bir gün gitmiş kızın yanına. Sormus Intera'ya onunla evlenip evlenmeyeceğini.
Intera demiş ki Doluna :

"Evlenirim evlenmeye ama benim isteyenim çoktur, her gelen kişiden aynı şeyi ister benim babam.Ancak babamın bu isteğini yerine getiren benimle evlenir."

Dolun şaşmıs.

"Sensin benim kalbimim sahibi" diyerek başlamış sözüne "Senin dileğin benim için bir emirdir, söyle isteğini hemen yapacağım demiş aşkına.

Intera demiş ki

"Bir çiçek vardır yaprakları gümüşten tomurcukları elmastan, onu ister babam benle evlenecekten".

Dolun "Bekle beni" demis Intera'ya, "hemen gidip getireyim o çiçeği ama nerededir yeri?"

Intera parmağıyla göstermiş akan ırmağı "işte bu ırmağın kaynağındadır der babam, kırk gün yürümek gerekirmiş oraya varmak için ama bir giden bir daha gelmedi şimdiyedek çünkü oralar büyülüymüş derler, giden geri gelmezmiş çünkü buralardan çok daha güzelmiş oralar.

Dolun senden daha güzel ne olabilir ki bu dünyada" demiş Intera'ya "Döneceğim, o çiçekle, döneceğim çünkü seviyorum seni, çünkü sensiz anlamı olmaz benim için o güzelliğin".

Dolun çikmi yola , kırk gün yürümüş ırmağın yanından. Hep ne kadar sevdiğini düşünmüş Intera'yı yol boyunca. Tek aklındaki Intera'ymıs, tek amacı ise o çiçek. Kırkıncı gün kalkmış Dolun sabah erkenden, yüzünü yıkamış ırmaktan, anlamış ki çok yaklaşmış kaynağına ırmağın ,suyun serinlinliğinden devam etmis yoluna sonra. Biraz sonra varmış kaynağa, bütün yeşilliklerle çevrili bir göl varmış kaynakta, gölün ortasında bir adacık, adacığın üstünde de o çiçek duruyormus.Anlamış Intera'nın anlattığı çiçek olduğunu güzelliğinden. Yüzmeye başlamış adaya dogru hemen.Adaya çıkınca karşısında bir adam belirmiş Dolun'un.

Adam Doluna

"Her gülün bir dikeni, koruyucusu, oldugu gibi bende bu çiçeğin koruyucusuyum, eğer almaya geldiysen ben Salut, izin vermem buna" demiş.

Dolun şaşkın ve de kararlı bir tonla "Ben o çiçeği alacağım sonra aşkıma kavuşacağım" demiş "Hiç bir şey beni kararımdan çeviremez".

"O zaman beni biraz dinleyeceksin" demiş Salut "Sana neden koparmaman gerektiğini anlatacagim, eğer hâlâ ikna olmazsan o zaman izin veririm almana".

Dolun ikna olmuş ve çökmüs yoncalarin üstüne, başlamış dinlemeye...

"Eğer bir seyi çok fazla istersen ve engelin yoksa önünde onu alırsın, hayatta böyledir, insan engelleri aşarsa yaşamına devam edebilir. Bu çiçekte sadece yaşam için bir şeyler yapacaksan engelleri kaldırır önünden çünkü onunda bir görevi var, bu çiçek sadece 28 gecede bir açar yapraklarını ve döker parlayan tohumlarını göle, bu sayede buradaki sular yükselir ve ırmaktan taşar gider zamanla. Bu ırmak sayesinde yaşar bu doğadaki yeşillikler, insanlar, hayvanlar." demiş Salut.

Dolun baslamış düşünmeye, eğer çiçeği koparırsa kavuşacaktır sevdiğine ama kuruyacaktır ırmakları bunun yanında. Sonunda çiçeğin başına çöker kalır Dolun. Gümüş yapraklarında kendini görür Dolun çiçeğin. Yanında Intera vardır ama niye mutsuzdur ikisi de. Aslında kalbindeki tek endişeyi görür Dolun. Zaman geçtikçe Dolun'un düşünceleri yoğunlaşır kafasında. Mutsuzluğunu düşünür, çiçeksiz Intera'sız bir yaşam düşünür. Koparamaz çiçeği günlerce. Dolun artık yaşamaktan zevk almaz şekilde sadece aşkını düşünerek beklemeye başlar olacakları. Bir gece çiçek tohumlarını bırakırken göle bir tomurcukta Dolun' un sertleşmiş kalbinin üstüne düşmüs, aniden Dolun kalbindeki aşkının büyüklüğü kadar kocaman bir taşa dönmüş, taş o kadar büyükmüş ki dünyaya sığmamış gökyüzüne yükselmiş ve Dünya'yla dönmeye başlamışlar. Böylece Ay olmuş Dolun'un kalbi Dünya'ya. O günden sonra sadece 28 gecede bir göstermiş Dolun kalbinin tüm yüzünü, aşkının bütün parıltısını diğerlerine; sadece o gecelerde aydınlatmıs Dünya'yı, aynı çiçek gibi...

Hiç yorum yok:

SON DAKİKA HABERLERİ VE GÜNDEMİ BURADAN TAKİP EDİN