6 Haziran 2009 Cumartesi

KADINLARDA TEK HATA:)))


Tanrı kadını yaratmaya başladığında zaten altı saatten fazla
mesai yapmaktaydı. Bir melek geldi ve sordu:"Bununla neden bu kadar zaman
harcıyorsun ki ???"
Tanrı cevap verdi: "Data verilerine baktın mı sen??? Bir kere tamamen
yıkanabilir olmalı, ama hiç bir parça plastik değil, değiştirilebilir 200 den
fazla oynar parçası olacak ve vücudu gerektiğinde diyetkola ve krik-kraklarla beslendiği halde bile çalışabilecek. Kucağında dört çocuğun ayni anda
oturabilecekleri kadar yer olacak, öpüşü herşeyi iyi etmeye kadir olmalı
- çizilmiş bir dizkapağından kırık bir kalbe kadar - ve bütün bunları da
yalnızca iki elini kullanarak yapacak."
Melek bu kadar talimata şaşırıp kaldı:"Yalnızca iki el mi!? Ve bu da
'Standart bir Model de'??? Bu bir günde üstesinden gelebileceğin bir iş
değil. Bekle, yarın bitirirsin."
"Hayır, beklemiyeceğim" diye itiraz etti tanrı. "Bu kreasyonu çok sevdim
ve bitirmeme de çok az kaldı. Hatta şimdiden kendi kendisini iyileştirebiliyor
ve günde ONSEKİZ saat çalışabiliyor"

Melek biraz yaklaştı ve kadına dokundu, "Ama onu ne kadar yumuşak
yapmışsın, tanrı!"
"O yumuşaktır" diye onayladı tanrı, "ama onu sert'te yaptım. Nelere
katlanabileceğini nelerle başetmesi gerektiğini aklına hayaline bile
getiremezsin."

"Düşünnme kabiliyeti olacak mı?",diye sordu melek.

Tanrı cevap verdi,"Yalnız düşünmek değil, müzakere edebilecek,
karar verebilecek... bir erkekten bile çok daha iyi."

Meleğin bir şey dikkatini çekti, elini uzattı ve kadının yanağına dokundu.
"Oooo, sanırım bu modelde su kaçıran bir yer unutmuşsun. Dedim sana
bu kadar işin bir günde üstesinden gelinmez diye."

"Bu su kaçıran bir yer değil" diye düzeltti tanrı, "bu bir gözyaşı!"
"Gözyaşı ne işe yarıyor?" diye sordu melek.

Tanrı cevap verdi: "Gözyaşı kadının acısını, dertlerini, hayal
kırıklıklarını, sevgisini, yalnızlığını, endişelerini ve gururunu
ifade edebilmesi içindir."
Melek çok duygulandı.: "Tanrı sen bir dahisin. Her şeyi düşünmüşsün.
Kadınlar hakikaten hayret edilecek bir varlık olmuş."

"Evet, kadınlar öyledirler. Kadınların kuvveti ve kabileyetleri erkekleri
hayrete düşürmektir."
Onlar her türlü çaresizliğe ve baskıya dayanıklıdırlar, fakat sevinci,
sevgiyi ve saadeti de içlerinde barındırırlar. Avaz avaz bağırmak
istedikleri vakit gülümserler. Ağlamak istediklerinde şarkılar söylerler.
Mutlu olduklarında ağlarlar ve kızgınlıklarında gülümserler. İnandıkları
şey uğruna savaşırlar. Haksızlıklara baş kaldırırlar. "Hayır" ı kabul
etmezler, eğer bunun yerine başka daha iyi bir cevap verilebiliyorsa.
Korkan bir arkadaşı doktora götürürler.
Ve koşulsuz severler.
Çocukları inanılmaz başarılara ulaşınca ağlarlar ve dostları mükafatlandırılınca
taşkınca neşelenirler. Bir doğum ya da bir evlilik haberi onları sonsuz sevindirir.
Bir dostları öldüğünde kalpleri çıt diye kırılır. Bir aile ferdinin kaybolmasına
üzülürler. Hiç bir çıkış yolu olmadığını bildikleri halde yine de kuvvetlidirler
ve cesaretlerinden bir şey kaybetmezler.
Ve bir öpücüğün ve bir sarılışın kırık bir kalbi hemen iyileştirebileceğini bilirler

Her boyda, renkte ve şekilde kadın vardır. Seni ne kadar düşündüklerini
sana gösterebilmek için sana doğru yürürler, koşarlar, uçarlar.
Kadının kalbi dünyayı güzel ve yaşanabilir bir yer yapar.
Onlar sevinç, neşe, sevgi ve ümidi beraberlerinde getirirler.
Duygusaldırlar ve idealleri vardır.


Daima dostlarının ve ailelerinin yanındadırlar ve onlara sürekli manevi
destek sağlarlar. Kadınların söyleyecek çok önemli şeyleri vardır ve
her şeyi vermek üzere yapılmışlardır.

Neyse ... eğer kadınların bir tek kusuru varsa o da ne kadar kıymetli
olduklarını unutmuş olmaları...

Hiç yorum yok:

SON DAKİKA HABERLERİ VE GÜNDEMİ BURADAN TAKİP EDİN