17 Mart 2009 Salı

BİR KIZ KULESİ HİKAYESİ



1827 yılında Almanya'nın Brandenburg kentinde Karl adında bir çocuk dünyaya gelir. Babasi muzik öğretmeni olan Karl aile içinde baş gösteren huzursuzluklardan dolayi bir Fransız yetimhanesine gönderilir. Daha sonra gemilerde miço olarak çalışır. Hamburg'tan kalkan bir gemiyle Istanbul'a giderken henüz 12 yaşındadır.
Gemi Istanbul'a geldiginde denize atlayan Karl Kiz Kulesi'ne yuzerek kacar. Kendisini kurtaran Kiz Kulesi'nin bekçisine gemiye geri dönmek
istemediğini söyler. Iki ülke arasinda küçük bir politik sorun yaşanır. Ama Osmanli sadrazamı Ali Paşa sorunu cözer ve Karl'ı korumasına alır. Karl Mehmet Ali adını alır. Mehmet Ali Kırım Bosna ve Karadag savaslarından sonra 2. Abdülhamit döneminde pasa unvanı alır.
Mehmet Ali Pasa 1878 yılında imzalanan Berlin Antlasması'nda Osmanlı'yı temsil eden uc kişiden biri olur. Almanca Fransizca Yunanca Farsça ve Arapça dillerinde şiirler yazan Mehmet Ali Pasa'nın dört kızı olur. Paşa'nın Leyla adındaki kızının da bir kızı olur; Celile.
Celile bir erkek çocuk doğurur: Şair Nazım Hikmet! Görüldüğü gibi Karl'dan Nazım'a uzanan hikayenin gösterdigi gibi Kız Kulesi'nin her zaman hikayeleri vardir. Eger Kız Kulesi Karl'ı kurtarmasaydi Nazım olmayacakti


Sunay AKIN

1 yorum:

Zeugma dedi ki...

Kız Kulasi ile ilgili bu hikayeyi hiç duymamıştım..
Genellikle büyücünün birinden bir yılan tarafından sokulup öldürüleceğini öğrendiği kızını korumak için bir padişah tarafından yaptırıldığı ve kızını burada tuttuğu yazılır..
İlginç geldi bu hikaye..
Teşekkürler şirinem..

SON DAKİKA HABERLERİ VE GÜNDEMİ BURADAN TAKİP EDİN